Kategori: Temmuz 2017- Musikiye Bayılıyorum

0

Yanni’nin Kayığı

“Seni tanıdığımda on yaşlarındaydın. Hatırlıyorum, o açık yeşil güzel gözlerini, altları inceden mor çizgili; sonra saçların kıvırcık kumral. Ön dişin, diğerinin biraz üstünde, incecik dudakların sonra. Etli ve uzunca bir burnun, hafif kemikli ve...

1

Takalar

“Oğlum, kaç kere söylencem sana ha! Daha kaç kere? Bırak şu mereti artık da derslerine bak biraz… Şimdi damlar baban. Sonra ayıkla pirincin taşını!” “Tamam, anne ya, tamam!” “Ne tamamı ya? Neymiş tamam? Hala...

0

On Numaralı Koltuğun Yolcusu

Üçüncü kez çağrı yapılmasına karşın, on numaradaki koltuğun yolcusu hâlâ ortada yok. Çoktan hurdaya çıkması gereken otobüsün motoru homurdanıyor. İkide bir saatine bakıp duran şoför, huzursuz. Alengirli saç kesimiyle etrafa gülücükler dağıtan bıçkın muavin...

0

Ne Haftaydı ama…

Güneş, küçük su kaplumbağası Turti’in sırtına iyi gelecek kadar ışımıştı. Zamanın erken olduğunu anlamak için çift kuyruklu yılanlarını gözlerindeki yeşil halkalara bakmak yeterliydi. Halkalar büyüyüp nefret saçmaya başladığında öğlen olmuş demekti. Gün boyu gökyüzünde...

0

Musikiyle Yalnız Kalsak Olmaz mı?

Konser salonuna girdiğimde dingin bir serinlik kapladı her yanımı. Biraz önce içinden sıyrılıp çıktığım büyük şehrin insanı kemiren trafiği, kulakları sağır eden gürültüsü karmaşası, yetmezmiş gibi görsel kirliliğin uçtaki boyutları, gündelik hayatın -malısı, -melisi,...

0

Film

Dalgaların okşadığı, yıldızlı bir yaz gecesinin ışığını döktüğü deniz kıyısı. Upuzun kumsal. Şezlonglar toplanmış. Fonda hafif bir müzik, duygusal… Sahilde, beyaz elbiseli, dalgalı kumral saçlı genç, güzel bir kadın oturmakta… Dalgın… Elinde bir silah…...

0

Fa Diyezli Kazak

“Musikiye bayılıyorum!” dedi annem. “Sanat müziğini mi seviyorsun yani?” diye sordum. “Yoo, musiki işte.” “O ne yani?” “Musiki, hayatın şarkısıdır. Radyoyu açmana gerek yok. Duymayı bilirsen her şeyde o vardır. Bir sabinin gülüşünde, örgü...

0

Ama Sayın Hâkim

Mide rahatsızlıklarım genellikle iş yaşamımın-iş yaşanmamışlığımın- eseridir. Çalışmak zorunda kaldığım işlerin pek çoğunu sevmedim. Sevdiklerimin de başlamasıyla bitmesi bir oldu. İş görüşmeleri kâbusumdu. Görüşmeye değil de yargılanmaya gidiyormuş gibi olurdum. Bana ağır gelen, başvuru...