Kil - Tab - Let -

0

Yemek Masası – 3.sayı editörü Kâmil Olgun

Çocukluğumuzda oturduğumuz sofralardan yetişkinliğimizde kurduğumuz sofralara kadar binbir anıyla yüklüyüz. Bir de hayali sofralar var… Geçenlerde bir arkadaşım sevdiği ölmüş, yerli–yabancı yazar ve şairleri toplayacağı bir sofra hayalinden söz ediyordu tatlı tatlı… Problem, nasıl bir menü hazırlayacağıydı… Menü,...

0

Sesler ve Gözler

Evimizin yakınındaki büyük parkta, her zamanki bankımda oturuyorum. Uyumakla, düşünmek, düşle gerçek arasında bir yerde, kendimi güneşin yakıcılığına teslim etmişim. Gözlerimin önünden sesler geçiyor, martı çığlıkları, yavru kedi miyavlaması,bir bebek ağlaması, genç bir annenin telaşlı ancak şefkat...

0

Ses

Cuma, haftanın son iş günü. Pazartesi yılın son günü. Öğleden sonra parti yapılacak şirkette, her yıl olduğu gibi. Elimdeki işleri bu akşam bitirmeliyim ki, hafta sonunu kafamı dinleyerek geçireyim. Bir yılın tortusu iki günde...

0

Karşılaşma

Fırından ekmeğini almış köşeyi henüz dönmüştü ki karşılaştılar. Birbirlerinin ilkokuldaki aşklarıydılar. Şimdi her ikisi de yalnız ve yaşlıydı. “Günaydın, gökte ararken yerde buldum seni.” “Ben de seni alıp götürmek için gökten indim.” El ele...

1

Her Güne “1” Mektup

Sayın Hocam, (Aslında ‘Sevgili Doktorum’ demek geçiyor içimden ama burada herkes size böyle hitap ediyor, şimdi ben öyle dersem ayıp olur.) Bu size yazdığım 14. mektup. 13.’yü yırtıp attım. 13 uğursuzdur bilirsiniz siz de....

0

Gümüş Ayna

Gümüş bir ayna kaldı geriye ondan… Üç çocuk, beş torun… Bir de hayalleri… Çantasından yola fırlamış ayna. Pazardan dönüyormuş. Yerlere saçılmış zerzevatın arasından parlıyordu. Arkası gül kabartmalı, saplı, küçük bir şey. Burada mı almıştı...

0

İtirafname

Yüce Yetkili, Birazdan gelecekler, kapıyı kıracaklar. Domuz bağıyla bağlayacaklar beni. Korkum yok. Hayır oldukça cesurum. Eğer yanlış da olsa bu bir yazgıysa ondan kaçmaya çalışmayacağım. Sadece bazı konulara açıklık getirmek istiyorum. Böylece benim nasıl biri olduğumu, bu...

0

Müştak Bey

Tıpkı efendisi! Geberip gitti, yetmedi! Eremediği yere takke atacak ya, ardında bu mereti bıraktı, yadigâr. Hep derler ya sahibine çekermiş bunlar. Aynen öyle! Al birini vur ötekine. O da öyle değil miydi? Öküz gibi...