Sınır
Sınırın tam olarak nerede başladığını kimse bilmiyordu. Haritalarda çizgi netti. İnce, kırmızı bir hat. Ama arazide o çizgi, toprağın rengine, taşın dizilişine, rüzgârın yönüne göre yer değiştiriyor gibiydi. Sanki sınır,...
Devamını okuSınırın tam olarak nerede başladığını kimse bilmiyordu. Haritalarda çizgi netti. İnce, kırmızı bir hat. Ama arazide o çizgi, toprağın rengine, taşın dizilişine, rüzgârın yönüne göre yer değiştiriyor gibiydi. Sanki sınır,...
Devamını okuSeksen yaşına gelmiş bir hacı olarak, bu satırları titreyen ellerimle yazarken içimi kemiren bir şey var; öyle bir kemirme ki, hani yıllar boyu diş ağrısını erteleyen bir köylünün en sonunda gecenin bir vakti, uyuyamadığı...
Devamını okuGece ile gündüzün birbirine karıştığı o ince zaman diliminde şehir bir rüyanın içindeymişcesine yavaşça nefes alıyordu. Gökyüzü mora çalan bir laciverte bürünmüş, yıldızlar bilinmez bir dilden fısıldaşıyorlardı. O saatlerde...
Devamını oku