Kil - Tab - Let -

0

Yeni Bir Başlangıç

Her sokağa çıktığımda, kitapçının önünden geçiyorsam eğer, o kitapçıya girme, kitapların kendisine has kokusunu içime çekme, kitapları karıştırma dürtüsüyle dolarım. Çoğu zaman da en az bir veya birkaç kitap alır çıkarım oradan. Okuma listesi...

0

Üç Çekmeceli Kanepe

Şöyle bir bakıyorum kendime. Yahu bendeki keyif kimselerde yok. Güneş sabah sabah göz kırpıyor bana, deniz esintisini bırakıyor kucağıma. Bugünü görmek için ne çok bekledim. Ne çok şehir dolaştım. Ne çok insanla tanıştım. Bazılarının...

0

Tavla

Bugün beni yenebileceğini düşünüyorsun demek Halil Beyciğim. Karının ne usta tavlacı olduğunu unuttun galiba. Unutkanlık dedim de, son zamanlarda bir unutkan oldum ki, sorma gitsin.  Eskileri bir güzel hatırlıyorum. Çocukluğumu, genç kızlığımı. Babamın beni...

0

Seni Anlatabilsem

Seni anlatabilsem seni… Yokluğun, cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini… Hasretinden Prangalar Eskittim / Ahmed ARİF   Biliyorum bekliyor beni, hep aynı yerinde; her gün aynı saatte… Gitmezsem kırılır, dağılır, parçalanır. Sonra nasıl bulurum...

0

Köpüklü Hayatlar

 Hasibe ninenin merkez üssü oturma odasındaki üçlü kanepeydi.  Eve gelen herkes ilk iş, Hasibe ninenin yanına uğrardı.  Önemli kararlar ona danışılır, iyi haberlere onunla gülünür, kötü haberlerde onunla dertleşilirdi. Yeni taşındığımız apartmanda arkadaş olduğum...

0

Son Defa

“Günaydın, hoş geldiniz! Verin şemsiyenizi alayım.” “Çok teşekkürler! Ne kasvetli bir gün, yağmur dinmek bilmiyor.” “Evet, ama öğle sonrası açıyormuş.” “Ne güzel haber! Moral verdiniz.”   “Ses tonu da ne kadar hoş!” diye düşündü...

1

Geçzamangeç Rüzgârı

“Bir şey mi dedin, Saime?” diye sordu adam. “Efendim?” dedi kadın, çok ağır bir uykudan uyanır gibi. Havada sessizliğin oluşturduğu yoğun bir katman vardı. Bu saatlerde açık balkon kapısından içeriye doğru süzülen yol boyu...

0

Gecikmiş Bir Ziyaret

Simsiyah bulutlar aniden gün ortasını akşam karanlığına çevirdi. Oysa sabahleyin nefis bir hava vardı. Kış güneşi, hafifçe esen lodos insana, ‟evde oturma, haydi dışarı çık,” diyordu. Zorunlu kişisel sebeplerle uzunca bir süre  ertelediğim ziyaret...

0

Eskiler Alıyorrrr

Refika Hanım sağı solu pas lekeleriyle dolu eski fırının önünde duruyor. Titrek elleri hep yaptığı gibi gün boyu üstünden çıkarmadığı mutfak önlüğünün cebinde. O cansız varlığı gözleriyle izleyerek okşuyor. Her bir köşesine, kulpuna, ocak...