Kil - Tab - Let -

0

Gidememek Kalamamak

Yıl 1948, bir bahar günü, kırk bir yaşında yakışıklı bir adam, yanında daha sonra katili olacak yol arkadaşıyla birlikte, kalamadığı ülkesinden kaçmak üzere Bulgaristan sınırına yürüdü. Siyasi görüşleri iktidara tersti. Ondan geriye bir kırık gözlük, bir...

0

Yeni sayımız için heyecanlıyız. Ekim ayı temamız yazın hemen ardından “Dalgalı Öyküler” olacak. Bu sayımızın editörü Sultan Deliklitaş. Hazırlayacağınız öyküleri 1000 kelimeyi geçmeyecek şekilde, Times New Roman fontuyla 11 punto büyüklüğünde ve 1,5 satır...

0

Yine dopdolu bir öykü fanzini ile yayındayız. Bu sayıda bizi yalnız bırakmayan yazarlarımıza teşekkür ediyoruz. Sayımızın editörü Billur Akgün’ün teşekkür yazısından alıntılayarak biz de teşekkürlerimizi sunuyoruz: “Bu sayımızda; Yasemin PFORR kitap tanıtımı ile, Arif...

2

KIRINTI

Bütün, parçaların toplamından çok daha fazlasıdır. Parçanın özellikleri ise, bütünün özelliklerinden farklıdır. Parça ancak bütün ile olan ilişkisinde mana kazanır. Halt etmiş Gestalt psikolojisi! Köhler ıvır zıvırı, Koffka falan filanı… Kitaplıktan gözüme ilişen, sayfalarını...

0

Hayali Gitmeler

Onu cenaze evine götürecek arabaya ağlayarak ilerleyen kadın, öyle bir ağlıyordu ki sanki ciğerleri sökülüyordu ve gelen sesten tahmin edebildiğim kadarıyla sarsılarak attığı her adımda gözyaşıyla birlikte kederini de bırakıyordu sokağa. Cenaze evine gideceği...

0

KAFKASIN KORUNGASI

-Şikâyetin neydi amcacım? -Kızım ben tansiyon ilacımı yazdırıp gideceğim. -Tamam, hemen hallediyorum. Kafasının içinde yapması gereken bin tane iş dönerken bugün az hastası olması için dua ediyordu ama ne mümkün, kapısının önü çok kalabalıktı....

0

Gidememenin Ağırlığı

Yaşlı adam, kızının da ağırlığıyla hareket ettirilemez hale gelmiş tekerlekli sandalyeyi, gücünün yettiği kadarıyla ittirmeye çalışıyordu. Birkaç görevliye yardım isteyerek, deyim yerindeyse yalvararak baktı. Beş dakika kadar önce, genç bir çalışan sandalyelerin yerini işaret...

0

GİDEMEYİŞ EŞİĞİ

Gidememek bende tutku, korku hatta bir tür tuhaf utkuya mı dönüştü ne… Çalışılmış da varılmış bir yeteneksizlik gibi… Çok uğraşılmış, uykusuz kalınmış gecelere nihayet ulaşılmış… Kendi kuyruğunu yiyen Ouroboros gibi… Yoksa nasıl başarılır bu...