Kategori: Öykü

0

Takvim Yaprağı

“Sayılı”, “hesaplı”, “Kasım” günlerinin “Hamsin’inin” sonuna yaklaşmış, “Leylek Kışı”na girmiştik. Martın son haftasına yani. Karakış da, zemheri de geçip gitmişti işte. Hiç bitmeyecek sandığım. Oysa kış aynı yüzsen günlük kıştı. Karanlık, soğuk, kış fırtınası...

0

Sen Kayboldun İstanbul’da

Boğaz’ın iki yakasında açarken erguvanlar tanışmıştık seninle, aşkımızın rengi pembe, mordu, erguvan renginde. Hayatımızın baharındaydık vapurun güvertesinde, yusyuvarlak sıcacık güneş gökyüzünde, martıları simitle besleyen çocuğun sevinci içimizde, mis gibi deniz kokusu, yaşama, insana, aşka...

0

Morguvan

Bir varmış bir yokmuş, bir kışmış, bir baharmış… Ortasından Deniz-i Boğaz geçen, iki yakasında her mayıs pembe erguvanlar açan, güzeller güzeli bir kent varmış, adı İslambol olan. Yağız bir delikanlı yaşarmış bu kentte, ince...

0

Erguvan ve Akşam

Kandilli’ deki yalıya uzunca bir aradan sonra tekrar gittim. Neveser hanım artık iyice yaşlanmıştı. Hareketleri yavaşlamıştı. Akşam üzeri demlediği karanfilli çayı her zaman ince belli bardaklara koyardı. Bu sefer de öyle yapmıştı. Dantel örtülü...

0

Erguvan Mevsimi

Erguvan Kapısı’na   Bir ses duyuyor musunuz? Derin bir ses. Güneş birazdan batacak. Son ışınlarını gönderiyor sırtımı dayadığım ağaca. Onun sıcaklığını duymak istiyorum. Olabildiği kadar çok. Bu bahar hava ısınmadı. Bir iki hafta daha...

0

Zamanın Olmadığı Yere Yolculuk

Zamanın yoluna çıkamayız. Tuğlaları üst üste dizip ilerlemesini engelleyemeyiz. Kendimizi hayali sayılardan birine zincirleyip herhangi bir saatte kalmakta ısrar edemeyiz. Hünerli bir katil gibi parmak izi bırakmadan etimizi lime lime etmesini izleyebiliriz. Sonsuza kadar...

0

Son tangoya kalkan mektuplar

Arabasını az öteye bırakmıştı. Gideceği yer kısa bir yürüme mesafesindeydi. Nerdeyse üç beş adım sayılabilirdi. Hava çok soğuktu, taş gibi, mermer gibi, kapı gibi soğuk… İnsanın kanını donduran, soluğunu kesen, kuru sıkı, hem beyaz...