TDK’nun sözlüğünde çoğu sıfat ve sıfat mecaz olarak tanımlanan yedi değişik anlamı olan kelimedir SOĞUK. En çok kullanıldığı alan ısıyla ilgilidir ve sıcak karşıtıdır. Diğer yaygın kullanımı ise duygudan ve sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz anlamlarına gelen sıfat mecaz halidir.

Bu ayki sayımız SOĞUK olunca araştırdığımda yazar ve şairlerimizin ne kadar çok güzel sözler söylemiş olduğunu fark ettim.

Başa Kafka’yı koymayı uygun buldum, yazmaya bulaşanlardan biri olarak; “Yazmak, mutlak bir yalnızlıktır, kişinin kendi benliğinin soğuk boşluğuna düşmesidir. “

Kitaplar hakkındaki şu sözüne de sayımızda yer vermesek olmazdı; “Kitap içimizdeki donmuş denize karşı bir balta görevi görmeli.”

Her iki anlamı birden veren Murathan Mungan’ın şu kısa cümlesine ne demeli; “Mevsimin suçu yok, yokluğun soğuk.”

Anlaşılmayan aşık Can Yücel ise derdini ne güzel anlatmış; “Kırılmasın diye üzerine titrerdim. O hep üşüyorum sanırdı.”

J.W. Goethe ne güzel tanımlamış bir cümlede karakterleri; “Kimi iyi bir dost olduğumu söyler, kimiyse soğuk ve mesafelidir der. Aslında beni anlatırken herkes, hak ettiği resmi çizer.”

Liste uzayıp gider ama ben yazımı Edip Cansever’in dizesiyle sonlandırıp sözü soğuk konusunda söyleyecek sözleri olan yazarlarımıza bırakacağım. “Bu aralar ellerim hep üşür benim. Doktor kansızlık der, ben sensizlik derim.”

 

Sayımıza Ali Tahir Atakan, Canan Kuzuloğlu, Füsun Uzunoğlu, Hediye Nar, Nezir Suyugül, Nurdan Atay, Nuriye Yıldız, Seçil Örnek, Selim Hacısalihzade, Sulhiye Bekaroğlu öyküleriyle; Billur Akgün “Soğuk Deri” adlı kitabın tanıtımıyla katkıda bulundular.

Keyifli okumalar dilerim.