Ritim
Kapıdan girer girmez havasız kalmış ortamlara özgü o karanlık toz kokusu genze doluyor. Sabah ve akşam saatlerinde parmaklıklı pencereler yarım saat süreyle açılıp içerisi havalandırıldığı halde havadaki toz, sidik, ter ve ilaç...
Devamını okuKapıdan girer girmez havasız kalmış ortamlara özgü o karanlık toz kokusu genze doluyor. Sabah ve akşam saatlerinde parmaklıklı pencereler yarım saat süreyle açılıp içerisi havalandırıldığı halde havadaki toz, sidik, ter ve ilaç...
Devamını okuHazan otuzlu yaşlarını bitirirken düşmüştü incitmebeni denen hastalığın pençesine. Önce memesinin bir kısmını kaptırmıştı ona. Yapılan kemoterapiler sonunda ilk raundu kazanmış, çalışma hayatına son verip yeniden şekillendirdiği...
Devamını oku– Aman, aman, aman! Kalk oğlum kalk! Uyan çabuk! Kalk ulan kalk! – Hop! Ne oluyor abi ya?.. – N’olcak ya?! Uyuyakalmışız! Fırla çabuk, fırla! Geç kaldık. – Dur abi, dur ya! Bu ne telaş? – İçeri...
Devamını okuHeybetli, kocaman vücudundan geriye kalana, açılan delikten midene inen ince hortuma, bağlı olduğun solunum cihazına, vücudundan sarkan kablolara, takip monitörüne, serum iğnelerinden morarmış ellerine, ölüme çoktan teslim...
Devamını okuTopu topu üç adıma iki adım. Babamın yattığı depodan bozma tek yataklı hastane odası. Oturduğum açılır kapanır refakatçi koltuğu duvara sonradan küçük bir boşluk açılarak monte edilmiş tek kanatlı pencerenin hemen yanında....
Devamını oku