2016 yılının ılık bir Eylül gününde, Nalan Barbarosoğlu’nun atölyelerine katılan öğrencilerinden yazmanın büyüsüne kapılmış olanları davet ettiği toplantıda atıldı Kiltablet’in ilk tohumu. Nalan Hoca hepimizi teşvik ederdi o dönem piyasada çıkan edebiyat dergilerine öykülerimizi yollamayı. Ancak onlara gönderilen onlarca öykünün arasından seçilen iki-üç öykünün yayımlandığı dergilerde yer almanın zorluğunu o da biliyordu. Kendi öğrencileri kadar bir çok genç yazarın da aynı sorunla karşılaştığını düşünerek genç yazarlara öykülerini yayımlayabilecekleri bir mecra yaratmaktı amacı. Genç yazar derken yaşımız genç olmasa da yazma hevesimiz gençti. O toplantıda olan herkes bu düşünceye dört elle sarılıp Kasım ayında ilk sayımızı yayımladık.

 

Manifestomuzda tariflediğimiz uygarlığımızın iki bin on altıncı çentiğindeki dünya on sene sonra, iki bin yirmi altıncı çentikte, hâlâ aynı hatta daha da beter. Bizler, öykülerimizle bu dünyaya kâh direndik, kâh söylendik, kâh acımızı kâh tadabildiğimiz küçük sevinçleri dile getirmeye çalıştık. Tarihin acımasız sayfaları arasına duygularımızı serpiştirdik.

 

On sene yüz sayı… Her sayıda en az altı öykü dersek altı yüz küsür öykülük bir arşiv oluşturduk. Onlarca kitap tanıtımı ve değerli yazarlarla söyleşi yaptık. Yazarlarımızdan bir çoğunun olgunlaşıp kitaplarını yayımlamalarına şahit olduk. Türk edebiyatına ufacık da olsa bir katkımız olduysa on sene evvel başlattığımız bu girişim hedefine ulaşmış demektir.

 

On sene içinde hem Kiltablet’in kurucuları olan bizler hem de fanzinimize öykü göndererek seslerini duyurmayı başaran yazar dostlarımız okuma ve yazma konusunda daha ehilleştiğimizden başka projelere yer açmak için yüzüncü sayımızda bu formatı bitirmeyi uygun gördük. Bu elbette bir veda değil. Her son yeni bir başlangıçtır. Edebiyat tozuna bulanmışlar bilir ki, yazmak durulabilen sonlandırılabilen bir şey değil. Daha önce iki tane çıkardığımız gibi kolektif kitap projelerine devam etmeyi arzu ediyoruz. Bazı arkadaşlarımız kendi dosyaları üzerine yoğunlaşmak istiyorlar. Kiltablet’i aylık fanzin formatından çıkarıp belki mevsimlik e-dergi formatına çevirebiliriz gibi düşünceleri değerlendiriyoruz. Özetle …ve son desek de hâlâ varız.

 

Bu vesileyle. başta bu yolculuğa öncü olan sevgili hocamız Nalan Barbarosoğlu’na, fanzin için uzun sayılabilecek bir süre yayımlayabilmemize olanak tanıyan, öykülerini bizlerle paylaşan yazarlarımıza ve sadık okurlarımıza teşekkürü borç biliriz.