Duruşma
Ne yapacağını, nasıl duracağını bilemez bir halde dikiliyordu hâkim karşında. Karısı evi terk edip gittiğinden bu yana zayıfladığını söylüyorlardı ama göbeğinin hacmi hiç eksilmemiş olmalı ki ellerini önünde kavuşturamıyor,...
Devamını okuNe yapacağını, nasıl duracağını bilemez bir halde dikiliyordu hâkim karşında. Karısı evi terk edip gittiğinden bu yana zayıfladığını söylüyorlardı ama göbeğinin hacmi hiç eksilmemiş olmalı ki ellerini önünde kavuşturamıyor,...
Devamını okuSabah yürüyüşü taş fırın önündeki kuyrukta sonlandırdım. Kahvaltı için nar gibi kızarmış şahane pideden, oğlumun nesini sevdiğini anlayamadığım, tatsız tuzsuz susam yığını gevrekten alacağım. Yaz sezonu önündeki kuyruk hiç...
Devamını okuBu sabah berbat bir kokuyla uyandım. Tıpkı benim sokaktaki kedilerin zehirlendiği o günlerdeki gibi leş kokusu sarmış her yanı. Giriş katlarda oturanların şikâyeti üzerine kadının biri kedileri zehirleyip ölülerini çöp...
Devamını okuKadın, hasta yatağında upuzun, ölü gibi yatıyor. Kupkuru teninin balmumu görüntüsü bütün soğukluğuyla ecza kokan odayı kaplıyor. Kızı da başucunda otuz iki gündür aynı şeyleri tekrarlıyor. Her akşam mesai çıkışı geliyor, onu...
Devamını oku“İyi niyetimizi kullandın, sana olan güvenimizi yıktın.” “Duyduğumda inanmak istemedim ama söyleyen sağlam.” “Hep böyle olmaz mı? Güvenini kazanırlar, sonra gelsin arkandan iş çevirmeler.” “Yok öyle şey, asla! Arkadan iş...
Devamını oku