Dönüşüm
Her şey olması gerektiği gibiydi, biz ağı kaldırana kadar. Paçalarımızı dizlerimize sıvamıştık. Üstümüz çıplaktı. Attığımız oltalara bakarak kıyı boyunca yürüdük. Hiçbirine balık vurmamıştı. Cezmi öndeydi. Denizin bu sığ...
Devamını okuHer şey olması gerektiği gibiydi, biz ağı kaldırana kadar. Paçalarımızı dizlerimize sıvamıştık. Üstümüz çıplaktı. Attığımız oltalara bakarak kıyı boyunca yürüdük. Hiçbirine balık vurmamıştı. Cezmi öndeydi. Denizin bu sığ...
Devamını oku“Ölüler her şeyi bilir; öğrenmenin yolu da ölmektir. Ölüp yok olan, ölülere karışan, yerin, suyun altına inip onlardan salık alan, gökyüzüne, onun da ötesine çıkıp ışığı aydınlığı, bilgeliği oradan, çiçek derer gibi,...
Devamını oku“Tek bildiği, denize gitmeğe her kalkışışında, Sazandere’yi düşünerek yollara düştüğü sonra da ya üşendiği, ya başka yerlere giden arkadaşlarına uyduğu, ya da yolun bozuluverdiği, arabaların işlemeyiverdiği bir sıraya rastladığı...
Devamını okuRüzgâr şişeyi yuvarladığında sokağına dönmüştü. Gece yarısını geçiyordu. Bir an için gündüz gibi aydınlandı ortalık. Sonra şimşeğin korkunç sesi sokağı kalın bir battaniye gibi örttü. Apartmanlardan birinin üst katından...
Devamını okuGergindi. Sandalyenin arkalığındaki siyah deri montunu aldı. Eski bilgisayarlar, monitörler, şarj kabloları, işlemciler, ana kartlar, fanlar, dokunmatik fareler, bilgisayar ekranları, klavyeler duruyordu raflarda. İlk bakışta...
Devamını oku