Son Işık
Adım yoktu. En azından insanların söyleyebildiği bir adım. Anneannem, “Senin adın ışığın dilinden gelir,” derdi. “Bizim dillerimizde karşılığı yoktur.” O zamanlar buna yaşlı bir kadının sanrısı der geçerdim. Şimdi ise...
Devamını okuAdım yoktu. En azından insanların söyleyebildiği bir adım. Anneannem, “Senin adın ışığın dilinden gelir,” derdi. “Bizim dillerimizde karşılığı yoktur.” O zamanlar buna yaşlı bir kadının sanrısı der geçerdim. Şimdi ise...
Devamını okuSONDAN BİR ÖNCEKİ İSTASYON Demet Öztürk Sehpanın üzerindeki fotoğrafı elime aldım, yakından bakmak istedim. Uzaktan bakınca saçları ve inci kolyesi dikkatimi çekmişti. Gür parlak saçlarına deniz dalgaları gibi şekil vermiş;...
Devamını okuArşiv’in en sessiz odasında çalışıyordum. Bu cümleyi her sabah zihnimde tekrar ederim. Belki de mesleğimin tek ritüeli budur. Çünkü Arşiv’de çalışan herkes bilir ki, sessizlik burada sadece bir durum değildir; aynı...
Devamını okuKöprüaltı’nda Rasim Usta’nın küçücük meyhanesini eskiler iyi bilir. Eski tüfekler. O dönemler, bu meyhanede gidenin ardından kadeh kaldırmak mezara atılan son kürek gibiydi. Seksen öncesi. Anaların gözyaşlarıyla sulanan...
Devamını okuKırmızı ayakkabılarının sipsivri ucu yukarıya doğru boynuz gibi kıvrılmış… Cüce hoplayıp zıpladıkça boynuzun ucundaki yakut çakımlarıyla seyircilerin gözünü doldurmakla kalmıyor, yeşil atlastan bir perde çekiyor...
Devamını oku