Bas Bas
“Benimle dalga geçmeyon de mi evlat?” “Yok be Emmi, aynen dediğim gibi. Dinle beni sen, al götür şunu eve, dene. İşe yaramazsa getir, takır takır paranı verip geri almazsam şerefsizim.” “Bak şerefsizsin haa?” “Aynen ya! Ver...
Devamını oku“Benimle dalga geçmeyon de mi evlat?” “Yok be Emmi, aynen dediğim gibi. Dinle beni sen, al götür şunu eve, dene. İşe yaramazsa getir, takır takır paranı verip geri almazsam şerefsizim.” “Bak şerefsizsin haa?” “Aynen ya! Ver...
Devamını okuMermer zeminli geniş yuvarlak meydan, etrafındaki yüksek sütunların arasından koşarak gelen insan kalabalığıyla hınca hınç doldu bir anda. Yasa Koyucu’nun sinyaliyle toplanmışlardı. Vericilerden konuşan metalik ses, su...
Devamını okuGözlerini açınca mahmur mahmur etrafına bakındı. Komodinde duran cep telefonuna uzandı, 7.30’u gösteriyordu. Yatağın içinde gerine gerine soluna döndü. Kuştüyü yastığa gömdü başını, gözlerini tekrar kapadı zorlayarak, sonra...
Devamını okuBavulun açık kapağını öfkeyle kapattı. Sağından solundan sıkıştırarak fermuarı zorlukla çekti. Hayattan çaldığı mutlu bir yaşam dilimi daha bitmek üzereydi. Gözleri son kez mavi enginliklerde dolaştı. Ayrılmadan manzarayı...
Devamını okuEski taş köprü, çöplüğe dönmüş çaresizce akmaya çalışan derenin üzerinde minik bedeniyle zamana meydan okuyor adeta, şehrin iki yakasını bir araya getirmeye uğraşıyor hâlâ. Oysaki merkez kenara burun kıvırıp kenar da merkeze...
Devamını oku