Yazar: Dilek Yılmaz

0

Denizin Sesi

Romanımın gerçek öyküsünü ilk defa burada anlatacağım… Ankara’nın bozkırla beslenen havasından sonra İstanbul’un rutubeti bana iyi gelmedi. Önce çocukluktan kalan romatizmamı azdırdı. Sonra da ruhumu. Doğru diyorlarmış, havası her gün değişen delişmen bir genç...

0

Büyümeme İzin Ver

Bahar gelmişti. Yine de dersliğin ortasındaki odun sobası yanıyordu. Güneş yüzünü gösterince, oyun oynamak için sabırsızlanan öğrencilerini teneffüse çıkardı Eylül Öğretmen. Onların neşeli kahkahaları ortalığı çınlatırken etrafı toparladı. Zorlu bir kışı geride bırakmışlardı ve...

0

Ali Amca

Sığla ile ilk kez baş başa bir tatile çıkıyoruz. Yanımda oturan ilk kez tanıştığım biri sanki. Zaman nasıl da  hızla akıp gidiyor, bir ona bakıyorum, bir de arabamın dikiz aynasından kendi yansımama. Saçlarım ve...

0

Yıldızlar Altında İstanbul

Bir kitabı tanıtıyorsam bana çağrıştırdıklarıyla yeni başlık atmayı tercih ederim. Ama Selim İleri’nin kaleme aldığı deneme türündeki kitabı için verdiği başlık, YILDIZLAR ALTINDA İSTANBUL, öyle güçlü ki üstüne farklı başlık atmak imkansızdı.  “İstanbul’u yazmak...

0

Çocukluğun İzinde

Hastaneden sonunda çıkabildim. Sosyal sağlık sisteminin iflas belgesini cebimde taşıyordum: Yüklü miktarda fatura.  Ama yine de mutluydum hastaneden çıkmış, nihayet özgürlüğüme kavuşmuştum, üstelik bu faturalar sayesinde otopark parası da ödemeyecektim. Tam bir züğürt tesellisi!...

0

Kırmızı Rugan Pabuçlu Kız

Verdiği sözü düşündü: “İçindeki şarkıları susturmayacak yeniden hayata döneceksin.” demişti. Aslında yıllar önce bir kez daha vermişti bu sözü. O zaman haklı nedenleri vardı. Peki ya şimdi?.. Biri ısrarla kapıya vuruyordu. Otoyol manzaralı balkondan...

0

Beyin Ölümü

Projemin NASA tarafından ödüle lâyık görüldüğünü belirten maili tekrar okudum. Araştırmalarım yıllardır hayâlini kurduğum desteğe nihayet kavuşmuştu. Bu mutlu haberle ayaklarım yerden kesilmiş bir halde önce annemi aradım. Gurur duyduğunu söyledi söylemesine de onu...

0

Gece Nöbeti

Şehrin o unutulmuş köşesinde gece olunca nöbetler hiç de keyifli geçmezdi. Çok sıkılınca kapının önüne çıkar, sokak köpeklerini çağırır, başlarını okşar, onlarla sohbet ederdim. Ne yazık ki köpekler bile bu garip şehrin insanlarına benzerdi....

0

Kırmızı Gözlü Yılan

Soğuk.  Karanlık.  Titrek alevlerin ışığı geziniyor rutubetli duvarların üzerinde. Yapayalnızım. Bir sandalyeye sımsıkı bağlanmış ellerim ve ayaklarım. Çırpınıyorum ama kurtulamıyorum. Zorlandıkça bileklerimi daha da sıkan ipler canımı yakıyor. Bağırıyorum. Avazımdan çıktığı kadar. Olanca gücümle...