Yazar: Meltem Uzunkaya

0

Takvim Yaprağı

“Sayılı”, “hesaplı”, “Kasım” günlerinin “Hamsin’inin” sonuna yaklaşmış, “Leylek Kışı”na girmiştik. Martın son haftasına yani. Karakış da, zemheri de geçip gitmişti işte. Hiç bitmeyecek sandığım. Oysa kış aynı yüzsen günlük kıştı. Karanlık, soğuk, kış fırtınası...

0

Yeme Beni Yerim Seni

Anlatacağım hikâye avcı hakkında. Aslında her av hikâyesinde mesele avcının kendisinde değil mi? Kendi halinde, sürüsüyle, yavrularıyla, yaşayıp giden zavallı hayvanın yaşam mücadelesi bilmediğimiz bir şey değil ki. Kutup ayılarının çöp kenarlarında açlıktan öldüğü,...

0

Babaya Mektup

  Sevgili Babacığım, Sana bu mektubu yazmam benden istendiğinde kasıldım kaldım. Önce kurgu şeyler yazmayı planladım. Tüm babalara dair, baba olmaya ve evlat olmaya dair. Zordu tanımadığım insanlara seni, dolayısıyla beni anlatmak. Aslında sana...

0

Teknoloji Detoksu

Tesadüfen karşılaşmışlardı alışveriş merkezinde. Nigâr, devam etmekte olduğu psikiyatri merkezindeki randevu saatinin gelmesini beklerken düşünmeden girivermişti hiç sevmediği bu mekâna. Avare dolaşırken ünlü kahvecide kendine ısrarla el eden Türkan’ı gördüğünde anlamıştı hatasını. Az sonra...

0

Takvim Yaprağı- 2 Haziran

1. Unutmak: Asansör sarsıntıyla durdu. Kapıyı iten kadının arkasından boşluğa doğru adım attı adam. Koridorun ortasında durdular. Her iki yana da sırayla ba- şını çevirdikten sonra kadına baktı. Ne tarafa gideceğini bilmiyordu. Sağ tarafa...

0

Tekne Mezarlığı

 Dedem “Haliç tekne mezarlığıdır!” demişti. İlk duyduğumdan beri irili ufaklı teknelerin, pır pırların, balıkçı teknelerinin, mavnaların ıskartaya çıktığını bildiği vakit ölmek için gece yarısı karanlığında, usul usul Haliç’e girdiklerini düşlerdim. Her gecenin sabahında yine...