Yazar: Meltem Uzunkaya

0

Tepe

  Şehirler arası yolda giden bir otomobil. İçinde bir çift. Haziran, sıcak. Aracın kliması bozuk. Açık camlardan içeriye giren sıcak ve tozlu rüzgâr gürültüyle beraber arabanın içine hapsolup çöküyor. Gri asfalt, güneşi daha da...

0

Radyo

“Size son kez hitap ediyorum. Uçaklar Magallanes Radyosunun vericilerini bombaladı! Bu tarihsel geçiş anında, halkıma sadakatimi hayatımla ödeyeceğim. Ama yüzbinlerce Şilili’nin bilincine düşen tohum er geç yeşerecek. Onların silahları ve güçleri var. Ama toplumsal...

0

İsyan

Kızım, kocasının ölüsünün yanında saatlerce gözyaşı döktükten sonra yüzünü dizlerine gömerek susmuştu. Damadımın, Barnard’ın bir gün önce şu kara tahtalarda çıplak ayakları üzerinde canlılıkla dolanan bedeni, öylece, kenara atılmış bir elbise gibi konuluvermişti tezgâhın...

1

Son Harman

Gökyüzü usulca kararırken, yağmur inmeden, samanlar ıslanmadan, milisler köyü basmadan buğdayı toparlayıp göçmenin telaşıyla son hazırlıklarını yapıyordu aile. “Naçar köylüklük işte” diyerek söyleniyordu Anuş. “Şu ekin tarladayken yağmur diye sızlandık. Başaklar toplanınca da, yağma...

0

Takvim Yaprağı

“Sayılı”, “hesaplı”, “Kasım” günlerinin “Hamsin’inin” sonuna yaklaşmış, “Leylek Kışı”na girmiştik. Martın son haftasına yani. Karakış da, zemheri de geçip gitmişti işte. Hiç bitmeyecek sandığım. Oysa kış aynı yüzsen günlük kıştı. Karanlık, soğuk, kış fırtınası...

0

Yeme Beni Yerim Seni

Anlatacağım hikâye avcı hakkında. Aslında her av hikâyesinde mesele avcının kendisinde değil mi? Kendi halinde, sürüsüyle, yavrularıyla, yaşayıp giden zavallı hayvanın yaşam mücadelesi bilmediğimiz bir şey değil ki. Kutup ayılarının çöp kenarlarında açlıktan öldüğü,...