Belki, bir gün güneş açarsa yeniden fırtınalı bulutların ardından,
Belki, bir gün mavisini yaşayabilirsem engin denizin,
Belki, bir gün kuşlara eşlik edebilirsem neşeli ve kıvrak,
Belki, bir gün çekilebilirsen kuzey yıldızımın önünden,

Belki, bir gün gömebilirsem çocukluğumu anneannemin ördüğü pembe battaniyemin altına,
Belki, bir gün gömebilirsen çocukluğunun bana yansıttığın yaralarını,
Belki, bir gün çıkabilirsem sayende girdiğim arka sokaklardaki karanlık mağaramdan,
Belki, bir gün çıkabilirsen kendini soktuğun dar açıdan,
Belki, bir gün unutabilirsem pilot olacağım dediğim zamanlarda kızdan pilot olmaz, doktor olacak
benim kızım bana bakacak dediğin zamanları,
Belki, bir gün unutabilirsen babanın düğününüzde bile seni yalnız bırakışını,
Belki, bir gün silebilirsem kulaklarımdan annemin o ne isterse onu olacak dediğinde attığın dayağın
sert, acımasız sesini,
Belki, bir gün silebilirsen babanın arkasına bile bakmadan seni terk edişinin yüreğinde bıraktığı
acıyı,
Belki, bir gün giderse burnumdan annemin hemen akabinde sürdüğü merhemin kokusu,
Belki, bir gün giderse aklından nefreti hep canlı tutmak güdüsü,
Belki, bir gün kendime kızmaktan vazgeçersem seni memnun etmek için hiçbir şeye itiraz etmeyip
susuşuma,
Belki, bir gün kızmaktan vazgeçersen her önüne gelene, hayatta geride bırakılışının öcünü
herkesten çıkarırıcasına,
Belki, bir gün anlatabilirsem sana, beni gönderdiğin kız lisesinde ilk aşkımı yaşadığımı,
Belki, bir gün anlatabilirsen bana, neden senden başka herkesin aşağılık olduğunu,
Belki, bir gün söyleyebilirsem sana, sürekli cici kızlar gibi elbise giymeme zorlamana rağmen, sana
inat almadığım kıllarımı senden saklamak için hep pantolon giydiğimi,
Belki, bir gün söyleyebilirsen bana neden herkesle aynı olmanın iyi bir şey olduğunu,
Belki, bir gün vazgeçersem beni değersiz, işe yaramaz hissettirdiğin için üzülmekten,
Belki, bir gün vazgeçersen beklemekten senin hayallerindeki dantel elbiseli, bukle saçlı kız
olmadığım için özür dilememi,
Belki, bir gün başarabilirsem sen sevmesen bile başkalarının beni sevebileceğine inanmayı,
Belki, bir gün başarabilirsen fark ettiğinde, namusumu korumak için erkeklerle görüştürmeyip
aralarında sevgilim de olan kız arkadaşlarımla görüşmemi desteklediğinde benim
işimi kolaylaştırdığını, kendine kızmamayı,
Belki, bir gün duyabilirsem, kısık da olsa, içime ektiğin güvensizlik, beğenilmeme duygularının asıl
sahibi olduğunu fark ettiğini,
Belki, bir gün duyabilirsen asla doktor olmak istemiyorum ressam olmak istiyorum dediğimi.
Herkese aykırı gelecek bu durumu arzu ettiğin renklerle kaplı bir paravanın arkasına
saklamanın bende yarattığı ruh yorgunluğunu. Artık hayatı kendi renklerime boyamak
istediğimi,
Belki, bir gün aramak istersem, dünyadaki var oluşumun hiç bir işe yaramadığını sürekli söylemen
yüzünden her gün hayatımın anlamını sorgulamama neden olan seni,
Belki, bir gün aramak istersen, benimle her şeyi konuşabilirsin dediğinde sana güvenip sana
sevgilimin senin zannettiğin gibi erkek değil de bir kız olduğunu söylediğimde, tekme
tokat kapının önüne koyduğun kızını,
Belki, bir gün utanırsam, o gün geldi bile ya, senin istediğin formata uymak zorunluluğu
hissettiğim için kendime ve çevreme söylediğim yalanlardan,
Belki, bir gün utanırsan sadece senin istediğin gibi olmadım diye arkamdan benim artık bir evladım
yok diye bağırmandan,
Belki, bir gün pişman olursam gurur yapıp annemin de desteğiyle küf kokulu bir odaya yerleşerek,
el üretimi bir şeyler satışıyla yaşamaya çalışıp hayallerimi gökyüzüne salmaktan,
Belki bir gün pişman olursan elini tamamen benden çektiğin için akademiyi de bırakmak zorunda
kalmamdan. Doktor olmamı beklerken, senin deyiminle, ressam bile olamadım
baba.
Belki, bir gün anlayabilirsem neden hep senin isteklerinin, benim için uygun gördüklerinin,
akşamları yatakta olmam gereken saatte ancak eve geldiğin için o saate kadar
yemek yemeği beklemenin neden doğru olduğunu,
Belki, bir gün anlayabilirsen benim senden ayrı bir birey olduğumu ve kendi isteklerimin, hayat
planlarımın seninkine uymayabileceğini,
Belki, bir gün algılayabilirsem bağıra, böğüre senin baban olduğum için sana saygı göstermem
gerektiğini söylediğinde aslında ne demek istediğini. Sen annene babana beklediğin
saygıyı gösterdin mi baba? Bir bayram seni aramayı atladığım için annemle benim
canımı okurken senin hiç bir bayram ne dedemi ne de babaannemi aradığını
hatırlamam bir tesadüf mi sence baba?
Belki, bir gün algılayabilirsen toplumun direttiği akıl almaz kuralları, saygının sadece yaş
büyüklüğü ya da ebeveyn olmakla sağlanmadığını. Eğer gerçekten buna
inanıyorduysan neden anneannemle dedeme sen saygı göstermedin baba?
Belki, bir gün bastırabilirsem her baba kelimesini duyduğumda içimde yükselen sana karşı nefreti,
Belki, bir gün bastırabilirsen ismimi her duyduğunda başarısız olma duygunu,
Belki, bir gün duyarsam öldüğünü, bil ki sende hiç olduğumu hissettiğim için için cenazene bile
gelmeyeceğim.
Belki bir gün duyarsan öldüğümü, bil ki istemiyorum timsah gözyaşlarınla cenazeme gelmeni,

Belki, bir gün hasta olmadığımı anlarsan…
Belki, bir gün kabul edebilirsen beni olduğum gibi…
Belki, bir gün sevebilirsen beni…
İşte o gün değişebilir dünya!

Belki, bir gün… Olmaz ya!..