Kategori: Öykü

0

Erguvan Çiçeği

Mayısın ilk günü… Pencerenin önünde, gelmesini bekliyorum. Saat tam dokuz. Şimdi dönecek köşeden şimdi, şimdi… İşte; her zamanki gibi erguvan rengi takım elbisesi içinde. Berber Necmi Amca saç sakal tıraşını yapmış, kuru temizlemeci Recai...

0

Çetin’in Yolculuğu

Gözlerini deviriyor henüz oturduğu yerinden kalkarken… Niye binmişti ki bu vagona?! Ve o ihtiyar onu niye görmüştü?! Allahım, neden hep böyle oluyor?! Yaşlı bir kadın bastonuna dayanarak vagona adımını atıyor ve gözleri gözleriyle buluşuyordu…...

0

Bellek Kartı

Gergindi. Sandalyenin arkalığındaki siyah deri montunu aldı. Eski bilgisayarlar, monitörler, şarj kabloları, işlemciler, ana kartlar, fanlar, dokunmatik fareler, bilgisayar ekranları, klavyeler duruyordu raflarda. İlk bakışta karmakarışık bir yığın izlenimi veriyordu bütün bunlar. Radyatörün yanında...

0

Babasının Oğlu

Çocuklukta, hayallerin cirit attığı o uçsuz bucaksızlıkta babalarımızın mesleğini pek bilmeyiz, bilmediğimiz gibi merak da etmeyiz. Aklım ermeye başladığında babamın denizcilikle ilgili bir mesleği olduğunu düşünürdüm. Çımacı, tayfa, ateşçi gibi mürettebattan biri olmayı değil...

0

Yanni’nin Kayığı

“Seni tanıdığımda on yaşlarındaydın. Hatırlıyorum, o açık yeşil güzel gözlerini, altları inceden mor çizgili; sonra saçların kıvırcık kumral. Ön dişin, diğerinin biraz üstünde, incecik dudakların sonra. Etli ve uzunca bir burnun, hafif kemikli ve...

1

Takalar

“Oğlum, kaç kere söylencem sana ha! Daha kaç kere? Bırak şu mereti artık da derslerine bak biraz… Şimdi damlar baban. Sonra ayıkla pirincin taşını!” “Tamam, anne ya, tamam!” “Ne tamamı ya? Neymiş tamam? Hala...

0

On Numaralı Koltuğun Yolcusu

Üçüncü kez çağrı yapılmasına karşın, on numaradaki koltuğun yolcusu hâlâ ortada yok. Çoktan hurdaya çıkması gereken otobüsün motoru homurdanıyor. İkide bir saatine bakıp duran şoför, huzursuz. Alengirli saç kesimiyle etrafa gülücükler dağıtan bıçkın muavin...

0

Ne Haftaydı ama…

Güneş, küçük su kaplumbağası Turti’in sırtına iyi gelecek kadar ışımıştı. Zamanın erken olduğunu anlamak için çift kuyruklu yılanlarını gözlerindeki yeşil halkalara bakmak yeterliydi. Halkalar büyüyüp nefret saçmaya başladığında öğlen olmuş demekti. Gün boyu gökyüzünde...

0

Musikiyle Yalnız Kalsak Olmaz mı?

Konser salonuna girdiğimde dingin bir serinlik kapladı her yanımı. Biraz önce içinden sıyrılıp çıktığım büyük şehrin insanı kemiren trafiği, kulakları sağır eden gürültüsü karmaşası, yetmezmiş gibi görsel kirliliğin uçtaki boyutları, gündelik hayatın -malısı, -melisi,...

0

Film

Dalgaların okşadığı, yıldızlı bir yaz gecesinin ışığını döktüğü deniz kıyısı. Upuzun kumsal. Şezlonglar toplanmış. Fonda hafif bir müzik, duygusal… Sahilde, beyaz elbiseli, dalgalı kumral saçlı genç, güzel bir kadın oturmakta… Dalgın… Elinde bir silah…...