Kategori: Öykü

0

Yalınayak

Yalınayak… Sabahın ilk ışıklarıyla sessizce çıkıyor evden, bir gölge gibi. Ardından usulca kapatıyor kapıyı.  Yeni okul döneminin ders kitaplarını tamamlamışlardı. Babasının daha işleri vardı merkezde. Otobüsle kasabaya dönecek kadar büyümüştü artık. Koskoca on altı...

0

Taksi Şoförü

Söylesene insan böyle bir şeye nasıl alışabilir?.. Bu meslekte otuz yılımı doldurdum. Sen de öyle değil mi? Aramızda bir dönem mi var? Ekrem Hoca’yı hatırlarsın. Hep ne derdi bize: “İşinizi en iyi şekilde yapmak...

0

Sisifosun Sandığı

Bir edebiyat dergisi, okurlarını güzel ve kışkırtıcı bir fotoğrafla “çeyiz sandığı” temalı öykü yazmaya davet ediyordu. Bu edebiyat dergisini çok seviyor, arasıra öykülerim yayımlansa dünyalar benim olur, diye düşünüyordum. Katılmayı çok istememe karşın “Çeyiz...

0

Mavi Elbise

Büyülü bahçem benim… Miniğim tomurcuklandı, büyüyor. Elimi gerilmiş karnımda gezdiriyorum. O da hareketleniyor aynı anda, çak bir beşlik dercesine elime vuruyor. Günlerdir ilk defa gevşemiş ve rahat hissediyorum. Bu ev bana iyi geliyor. Camdan...

0

Mavi Atlas

Mahmudumun gözleri gibi “Mavi” olacak diyordu da başka bir şey demiyordu… İllâ ki “Mavi”…  – Fesuphanallaaah! Evladım nereden bulayım ben sana şimdi mavi, hem de onun gözleri gibi mavi atlası?! Bir tek bu var...

0

En Güzel Eşya

Sarıyla kahverenginin hükümdarlığından çekindiği için yeşilin pek adım atmadığı bu uçsuz bucaksız ovanın üstüne Güneş’ten çaldıklarını göndermeye başlamıştı Ay… Dolunay kıyafetini giydiği için yıldızlardan aldığı iltifatlardan sıkılmış olacak ki, başını minik kerpiç bir evin...

0

Çocuk Gelinin Sandığı


-Anane senin niye çeyiz sandığın yok? Geçen yıl köye gidince babaanneminkini görmüştüm ama seninkini hiç görmedim? Yoksa ben doğmadan attınız mı? -Off kuzucum, şimdi yaralarımı kanatacaksın. Bu çok uzun bir hikâye güzel kızım, dinlemek...

0

Çaydanlık Örtüsü

Salonun ortasına yığılmış bohça bohça eşyaları görünce dondum kaldım. Nereden çıkmıştı bunca şey! Nereye sığmıştı bunca zaman ve nereye sığacaktı! Sedat’la tuttuğumuz ev hepi topu iki oda, içinde mutfak olan bir salon. Eskilerin deyimiyle...

0

Yorgunum

Gençken her şey toz pembe. Yarını düşünmek kimsenin aklına gelmiyor. O zamanlarda yaşanan sevinç, coşku, heyecan ve mutluluk geleceği düşünmeyi engelliyor. Aslında yaşanacak her günün gençlikteki gibi olmasını istemek çok doğal. Fakat bu mutlu...

0

Plajda

Hafta sonu tatilcilerinin geride bıraktığı hali-perişan bir kumsaldayım. Plaj çer-çöp içinde. Neler yok ki! Kirli bebek bezleri, plastik şişeler, bardaklar, tabaklar, boş bira, kola kutuları, kemirilmiş mısır koçanları, kavun-karpuz kabukları, tepedeki güneşten üfleniyormuş gibi...