Yarın
Gökyüzü artık eskisi gibi mavi değildi. Sabahları güneş doğarken ufukta pas rengi bir pus beliriyor, öğlene doğru kül grisine dönüyor, akşamları ise morla siyah arasında kararsız bir renkte sönüyordu. İnsanlar bu renklere...
Devamını okuGökyüzü artık eskisi gibi mavi değildi. Sabahları güneş doğarken ufukta pas rengi bir pus beliriyor, öğlene doğru kül grisine dönüyor, akşamları ise morla siyah arasında kararsız bir renkte sönüyordu. İnsanlar bu renklere...
Devamını okuAramızda ona kısaca “pro” derdik. Profesyonel, çok uzundu çünkü. O kadar belirgin özellikleri vardı ki, alt alta sıralayabilirim. Orta boylu, yüzücü sanısı uyandıran geniş omuzlu, uzun bacaklı [leylek lakabını...
Devamını okuSayın Vecdi Bilir Beyefendi, Hakkımdaki talihsiz makaleyi, bunu nasıl bir halet-i ruhiye içinde yazdı acaba diye düşünerek, dehşet içinde okudum. Anlaşılan sizin soğuk-sıcak...
Devamını okuSusturamadı kafasındaki huysuz ihtiyarın dırdırını. Tüm özel günlerde olduğu gibi aksiliği üstündeydi yine ihtiyarın. “Ömrünü verdin, gençliğini verdin, gücünü kuvvetini verdin, büyütüp boya başa çattırdın da ne...
Devamını okuKar yağıyor. Birazdan yine bu sokaktan geçecek. Ayağımdaki pijamayı çıkarmadan üzerime kalın bir hırka giyiyorum. Çoraplarım yatağın altında birbirinden uzakta dün akşam çıkardığım yerde bekliyor. Annem dokunmamış. Odama...
Devamını oku