Sirk
Küçüktüm. On, on iki yaşlarında olmalıyım. Kasabaya sirk geldiğini duyduğum gün heyecandan havalara uçacaktım. Babam o günlerde Ankara’daydı. İstanbul’a tayin işinin peşine düşmüştü. Annem, iki kardeşim ve ben köyde birlikte...
Devamını okuKüçüktüm. On, on iki yaşlarında olmalıyım. Kasabaya sirk geldiğini duyduğum gün heyecandan havalara uçacaktım. Babam o günlerde Ankara’daydı. İstanbul’a tayin işinin peşine düşmüştü. Annem, iki kardeşim ve ben köyde birlikte...
Devamını okuRaylı ve paslı demir kapının, izin verdiği aralıktan geniş ve bomboş bir bahçeye girdiler. Sessizliğin tenhalığında dinlenmeye çekilmiş yaşlı bir bahçeydi incelediği. Yürüdüler, bir büyük kapıdan daha geçip, müdür odası yazan...
Devamını oku– Senin çeyizin de vardır elbette. Neler var çeyizinde? diye soruverdim valla karşımda kibarca oturan müstakbel gelinime. Ne var bunda? Bilelim değil mi? Ne alıyoruz, nasıl alıyoruz? Hoş benim oğlan akıllı, turnayı...
Devamını okuBazı kelimeleri zikretmek, o kelimeyi hissetmeye yetmez ne yazık ki! Ortaya atıldığı zamanın izini kelimenin köklerine doğru sürüklemek gerek yürek gücüyle. Hikâyelere katmak belki de. Hikâyelerle sulamak yeşermeye niyet etmiş...
Devamını okuYalınayak… Sabahın ilk ışıklarıyla sessizce çıkıyor evden, bir gölge gibi. Ardından usulca kapatıyor kapıyı. Yeni okul döneminin ders kitaplarını tamamlamışlardı. Babasının daha işleri vardı merkezde. Otobüsle kasabaya dönecek...
Devamını oku