Bağ Bozumunda Yaşayan Öyküler

 

Baharlar yazlar gider, kara kış gelir; 

Varlığın yaprakları dürülür bir bir;

Şarap iç, gam yeme; bak ne demiş bilge:

Dünya dertleri zehir, şarap panzehir. 1

Böyle demiş Ömer Hayyam. Yüzyıllar boyunca bağ bozumu şenlikleri; tinsellik, şölen, yeniden doğuş ve topluluk ruhu olarak algılanmış, yaşanmış. Eski Ahit’te Nuh’un çiftçi olduğu, üzüm yetiştirdiği ve şarap yapıp içtiğinden bahsedilir.2 Yine Gılgamış Destanı’nda Gılgamış, şarabın meyveleriyle dolu bir ağaçlığa dalar. Meyveler tıpkı akik (kırmızı) ve lazülit (mavi) taşları gibi parıldamaktadır. Renkler bu meyvenin üzüm olduğunun işaretidir âdeta. Nitekim yapılan araştırmalar tufan söylencelerinin bağcılığın ve şarapçılığın başlangıcına göndermeler yaptığını varsayarak Nuh’un gemisinin yükseldiği Ararat Dağı’nın Türkiye – İran hattından geçen kıvrım kuşağında bulunduğunu destekler. Bu bölgede, “pontica” adı verilen, büyük meyveli, küçük ve az sayıda çekirdekli, düşük asitlikte ve orta düzey tatlılıkta özel bir üzüm türü yetişmektedir. Bu üzüm türü şarap yapımı için çok uygundur. 3

“… insanlar için en başta gelen iki tanrı vardır: Biri Tanrıça Demeter yahut Toprak; ona dilediğin adı verebilirsin; insana tahılı veren odur. Öteki de Semele’nin oğludur ve Demeter kadar kudretlidir: Üzüm suyunu bulup insanlara veren odur. Bu içki dertlilerin dertlerini avutur; onu içenleri tanrı uykuya kavuşturur, onlara günlük üzüntülerini unutturur. İnsanların dertlerine başka deva yoktur.”4 Mitolojinin en etkileyici ve belki de en bahtsız tanrılarından biri olan Dionysos’tan başkası değildir bu dizelerde anlatılan. Roma imparatorluğu döneminde Bacchus olarak anılmış, şerefine gizli ayinler düzenlenmiştir. 

Bağ bozumu şenlikleri özünde doğanın vahşi, yönetilemez ritmini kabullenirken, doğal bir kendinden geçişle kontrol duygusundan vazgeçmeyi simgeler. Yeniden doğuştur aslında. İ.Ö. 600’lü yıllarda yaşamış Arap coğrafyası şairlerden Ebu Mihjan el – Thalkafi bir şiirinde: “Ölürsem beni bağ bozumunda gömün, /ki kökler kemiklerimin susuzluğunu gidersin.” diyerek yeniden doğuşu güçlü bir şekilde imgelemiştir. 

İnsanın yerleşik hayata geçişi kadar eski, incir ve zeytin ağaçları kadar güçlü bir yere sahiptir üzüm asması. Hatta onlardan bile daha şiirseldir.  Bütün bir yıl özlemle toplanacağı gün beklenir. Anadolu’da bağ bozumu günleri bir şölene dönüşür. Emeklerin tahsil edildiği, hesabın tutulacağın gündür o gün. Düğünler bağ bozumundan sonra yapılır, mahsul bereketliyse konu komşuya sevabına dağıtılır.  Her yıl bağ bozumunda asmalardan bin bir emekle hayaller toplanır, sonraki yıla umutlar ekilir.  Baharın sonu, zorlu kışın gelişidir. Ama insanoğlunun doğanın bir parçası, onun hizmetkârı olduğunu hatırlaması için de fırsattır. 

Kiltablet’in “Bağbozumu” temalı bu sayısında yeri geldi hüzünlü bir aşkın izi sürüldü, doğanın büyüklüğüne ve güzelliğine bir kabulleniş yaşandı, yeri geldi Dionysos’la içten içe dertleşildi, ateşin yakıcılığı aklın ve yüreğin gücüyle yenildi, hatta üzümler dile geldi… Yani kısacası yine yaşayan, yaşatan öyküler bir araya geldi. Bu sayımızda ben Bekir Sıtkı Sezer’in Üzüm Yazı’nın incelemesini yaptım. Yazarlarımız Billur Akgün, Canan Kuzuloğlu, Hediye Gasimova Nar, Arif Kamil Olgun, Meltem Uzunkaya, Müge Koçak Güvenç, Sultan Deliklitaş öyküleriyle katkı sağladı. Arif Kamil Olgun Dionysos’u davet etti ve onunla keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. 

Kiltablet’in her sayısı bir bağ bozumu tadında hazırlanır. Kelimeler emek emek seçilir, duygular ve gözlemlerle beslenir, hayallerle yeşertilir, hasat vakti geldiğinde okuyucusuyla buluşması için birleştirilir ve sunulur. Dolayısıyla her sayı bir bağ bozumudur bizim için. Keyif alarak okuyacağınızı umuyorum.  

Ekim  sayımızdaki  konumuz “Hayat kısa, sanat uzun.”  Yeni  öykülerinizi

bekliyoruz. 

Sevgiler, 

__________

1 Ömer Hayyam, Bütün Dörtlükler, Çev. Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları, 

   2016, 26.Baskı, 206 Sayfa.

2 Eski Ahit, Yaratılış (9;20 – 9-24)

3 Patrick E. McGovern, Antikitede Şarap – Şarap Kültürünün Kökenleri Üzerine Bir 

  Araştırma. 

4 Euripides, Bakkhalar, Çev. Sabahattin Eyüpoğlu, Türkiye İş Bankası Yayınları,      

  Haziran 2019, 7.Baskı, 74 Sayfa.

Diğer yazılar...

Yorumlar