Kategori: Öykü

Yüzüncü Sayı

Matbaanın içi her zamankinden daha sessizdi. Oysa makineler çalışıyor, kağıtlar akıyor, mürekkep kokusu havaya karışıyordu. Ama bu kez başka bir şey eksikti. Belki de herkesin içinde yankılanan o görünmez boşluktu. Dergi tam on...

Devamını oku

Şükran

                                            Ilık duşun altında, gecenin yükünden kurtulabilecekmiş gibi, gözleri kapalı, kıpırtısız duran Şükran ağırlığını ıslak seramiklere dayadığı kollarına vermiş boğazındaki...

Devamını oku

Son Işık

  Adım yoktu. En azından insanların söyleyebildiği bir adım. Anneannem, “Senin adın ışığın dilinden gelir,” derdi. “Bizim dillerimizde karşılığı yoktur.” O zamanlar buna yaşlı bir kadının sanrısı der geçerdim. Şimdi ise...

Devamını oku

Son

  Arşiv’in en sessiz odasında çalışıyordum.   Bu cümleyi her sabah zihnimde tekrar ederim. Belki de mesleğimin tek ritüeli budur. Çünkü Arşiv’de çalışan herkes bilir ki, sessizlik burada sadece bir durum değildir; aynı...

Devamını oku