Kategori: Öykü

0

Odadaki Adam

  İnce parmakları kırlaşmış sakalları arasında gezinirken, benim varlığımı umursamadan odayı incelemeye devam ediyor. Daha farklı bir çalışma odası beklediğini, gördüklerinin onu tatmin etmediğini bakışlarından anlıyorum. Üzeri tepeleme sigara izmariti dolu kül tablasının, buruşturulmuş...

0

Kanserliler

Karanlık dar merdivenlerden çıktı. Üst katlardan birinde, merdiven sahanlığından konuşma sesleri duyuluyor ama anlaşılmıyordu. Düşündü, anahtarı hangi cebindeydi? Defalarca sildiği cümlelerin bu son biçimini ekrana yazdığı sırada çaldı zil. “Ben bakıyorum canım.” Canımlı cümledeki...

0

Haydarname

Herkes gibi ölümü kuşanıp doğduğumdan ebemkuşağını çekip kundağıma saran ninem olmuş. Ve elini kalbime koymuş, demiş: Seni nasıl ünlerlerse ünlesinler, hayatının adını sen koy gök gözlüm. Hoca, Haydar diye fısıldamış adımı kulağıma. Üç kardeşim...

0

Havuzlar

Canım sıkılıyor. Güneş, gardiyan gibi tepemize dikilmiş, sivri ışıklarını gönderiyor yeryüzüne. Yaprağın bile kımıldamaya cesaret edemediği bu yaz sıcağında her şey hareketsiz. Taş duvarlara sinmiş gece serinliği de gitti. Terden yapış yapış olmuş elimden...

0

Darağacı

Gün doğarken uçak havaalanına inmiş, telefonuma gelen mesajıyla işe uğramadan direkt arkadaşımın evine gitmiştim. Darmadağınık bir yüzle kapıyı açıp gece boyu uyumadığını söyleyerek son zamanlarda sürekli gördüğü o rüyayı anlatmaya başladı. “Önce seslerle başlıyor....

1

Yabancı

Ağrıyan omzunun verdiği rahatsızlıkla sağ tarafına döndü, buz gibi bir dokunuşla irkildi. Salonda deri kanepede uyuyakalmıştı. Elini kanepenin arkasından çekip yerinde doğruldu. Elli dokuzuncu katın, boydan boya pencerelerinden içeri dolan gün ışığının etkisiyle gözlerini uzun bir süre açamadı....

0

Sana Ad Bulamadım

Sarı sıcağın yakıp kavurduğu, öğle güneşinin beynimi delip geçtiği bir yaz günüydü.  O saatte oldukça tenha olan cami sokağının köşesinde, bizim manavın bulunduğu noktanın hemen önünde bir siluet dikkatimi çekti. Önce kadın mı, erkek mi olduğunu anlayamadım....

0

Misafir

Otogarda bekliyorum. Biletim yok. Nereye gideceğimi bilmiyorum. Sadece ekliyorum. Birbirinin peşi sıra kalkan otobüsler yolcularını varacakları yere taşırken, yüreğim artık taşıyamayacağını düşündüğüm bir ağırlığın pençesinde kıvranıyor. Buradan gitmeliyim, biliyorum. Nereye gideceğimi bilmiyorum. Bu otogarda ne işim...

0

Hüt hüt Kuşu

Köyün minibüsü şehirden gelen yükünü indirdi. Akşamın pusu düşmüştü toprak evlere. Yanık ot kokusu süzülüyordu bacalardan. Sessiz yaylalardan inmekteydi çıngırak sesleri. Özlem bir avuç bakış, küçük bir çiğ tanesi. Şevket köy çeşmesinde yüzünü yıkadı. Bir oğlan çocuğu koşup...

0

İyi Niyet Taşları

“Sus oğlum sus… Yok bir şey kuzum benim… Gel biz şimdi yatalım… Uyuyor baban… Uykusu geliverdi işte. Ondan öyle devrilmesi. Sen uyu, ben onu yatağına götürürüm. Merak etme sen. Hadi bakalım gel anneciğin kucağına.” Hiçbir şeycikler olmaz...