Vicdan Azabı
Büyüyünce anladım acımasızlığını yolların. Yokuş veya engebeli olmasına gerek yoktu. Yollar bizi yorardı hep. Yürü yürü pabuçlarımız yırtılır, imanımız gevrerdi anamın tabiriyle. Yolların sonu yoktu bizim için. Birkaç...
Devamını okuBüyüyünce anladım acımasızlığını yolların. Yokuş veya engebeli olmasına gerek yoktu. Yollar bizi yorardı hep. Yürü yürü pabuçlarımız yırtılır, imanımız gevrerdi anamın tabiriyle. Yolların sonu yoktu bizim için. Birkaç...
Devamını okuKendini rolüne nasıl da kaptırmış. İşi bu, artist! Umursamaz tavırlar, çevreye gülücük dağıtmalar, yanındaki sarışının omuzuna saçılmış püsküllerini okşamalar, mutluluğa kadeh kaldırmalar… Kurgu mükemmel, oyuncu işinin...
Devamını okuMum alevine tapınan pervaneydi sanki. Turlayıp dönüyordu Koca Kara’nın etrafında. İrili ufaklı urlarla dolu, büyük bir oyuk açılmış pütürlü gövdesine doluyordu kollarını en yakınına sarılır gibi. Boyunun yetiştiği...
Devamını oku“Kırmızı elbisemi getir, ölmeden bi kerecik giyineyim be Suat,” dedi. Sesi, ha şimdi ha birazdan ölür durumdaki birinden beklenmedik bir tizlikte, kelimeler tane tane ve bu eve geldiği günden itibaren yasaklanmış...
Devamını okuGece nöbeti değişimindeyim. Doktorların tüm çabasına rağmen kurtulamamış bir hasta daha… Müdahale odasının önünde yaşananları, uzun koridorun ortasında hemşirelere ayrılmış özel bölümden üzülerek izliyorum. Yakında emekli...
Devamını oku