Kil - Tab - Let -

0

Ölü Gökkuşağı

Her ölen cebinde üç şeyle geliyormuş buraya. Benim cebimden; kâğıt, kalem ve göbek kordonu çıktı. Önce ne yapmam gerektiğini anlamadım. Şimdi size bu mektubu yazıyorum. Oldukça serin burası. Sonsuz toprak yolların birleştiği, sonu görülmeyecek...

0

Elleri Kırılasıca

Kız, küçücük mutfakta, çaydanlığı ağzına kadar musluk suyuyla doldurmuş, sonuna dek açtığı tek göz ocağın üzerine koymuş, suyun kaynamasını bekliyordu, tezgâhın başında…  Canı çok sıkkındı. Bıkmıştı hayatından. Hep hayal etmişti, büyüyünce eli ekmek tutacak,...

0

Eksik Etek(li)ler

“Sen etek tıraşı olmuyor musun?” Ürktüm önce. Bir şey anlamadım. “Etek tıraşı” diye bir deyim silinmiş hafızamdan. Parktaki konteyner tuvalete girdiğimde, orada kimse yoktu oysa. Yalnız olduğumu sanıyordum. Sesin geldiği yöne baktığımda, girişte bana...

0

Çalıdan Evler

Motorla her hafta sonu denize ulaşmak için gittiğimiz yolda o an bir bilinmeze doğru yol alıyorduk.  Babam ortamızda, ben onun önünde, abimse arkada oturuyordu.  Rüzgâr vurdukça gözlerime dolan yaşlar kuruyor, içimde biri, korkudan çığlıklar...

0

Öldürme Baba!

Kim bilir bu çığlık kaç evde yankılandı?  Kimi zaman gırtlağını yırtarak bağıran, kimi zaman yüreğini parçalayarak susan çocukların çığlıklarıydı bunlar ama çoklukla duyulmadılar.  Bazen bir erkeğin yanında görülen evin kızlarından birinin, namusu kirlendi diye...

0

Tohum

On dakikadır ayazda beklemekten üşümüştüm. Isınmak için ellerim cebimde bir ileri bir geri yürümeye başladım. Her cumartesi saat birde Bekir’le buluşur birlikte kampüse yürürdük. Dün, havanın çok soğuk olacağını konuşmuş ama sonra yürürken nasılsa...

0

Sinemaskop

Bu onunla aynı seansta on yedinci karşılaşmamızdı. Kazablanka filminde ise beşinci karşılaşmamızdı. İkimiz de ilk dönem filmler bölümündeki salonları seviyorduk. Platin sarısı saçlarını hep farklı şekillerde toplardı ve ben hep gri giyinirken o rengârenk...

0

Sevmek Zamanı

Dışarıda lapa lapa kar yağıyor. Bir zamanlar etrafı çöplük olan sitenin iki adam boyunu bulan istimlak duvarlarının ardı şimdilerde park, içinden çığlık çığlığa kahkahalar yükseliyor. Çevredeki birkaç çamı kendi elleriyle dikmişlerdi. O minik fidanlar...

0

Merkür Retrosu

“Bizim fiillerimize tesir ettiğimiz kadar, onların da bizim üzerimizde tesiri vardır.”  George Eliot Sabahtan yemeği düdüklüye koymuş, evi kavrulmuş soğan kokusu sarmıştı. Yemek yaparken mutfağın kapısını kapatma huyu yok, nadiren aspiratörü açar sonra hemencecik...

0

Kelebeğin Riyası!

Yıl 2013…  Nerden gittim şu filme?  “Kelebeğin Rüyası” ymış! Yalan! Ne rüyası? Olsa olsa “Kelebeğin Riyası”…  Rüya denince göklerde uçar di mi insan?! Nerdeee?! Lönk diye çakıyor insanı beyin üstü yere!  Anacığım gideli henüz...