Kil - Tab - Let -

0

Azalma

Gözlerin açık, görmeden bakıyorsun. Dizlerin birleşik karnına doğru çekili, kolların kıvrık taş zemin üstündesin. Dirseklerin değiyor dizlerine, sol ayağın sağ ayağının üstünde. Etin değdikçe etine, acıyor yaraların. Vücudunu, kollarını, bacaklarını, organlarını yok sayıyorsun. Uzaklaşıyor...

0

Tekne Mezarlığı

 Dedem “Haliç tekne mezarlığıdır!” demişti. İlk duyduğumdan beri irili ufaklı teknelerin, pır pırların, balıkçı teknelerinin, mavnaların ıskartaya çıktığını bildiği vakit ölmek için gece yarısı karanlığında, usul usul Haliç’e girdiklerini düşlerdim. Her gecenin sabahında yine...

0

Söz İzi

İnsanı bunaltan rutubetli bir sıcağın üzerinde asılı kaldığı günlerden birini yaşıyor İstanbul bugün. Kovsan da gitmeyen arsız, yapışkan bir sıcak konmuş sanki şehrin üstüne, üç beş pikelik iktidarının farkında… Bir yerlere yetişmek, bir şeyleri...

0

Menkibe

“Merhumu nasıl bilirdiniz?” diye sordu imam. Herkes “İyi biliriz!” dedi. Ben içimden bağırdım. “Kendimden bilirim.” sonuna da “Ulan!” ekledim. Herkes bana döndü. Herkesi bana döndürecek kadar bağırmışım meğer. Bağırırdım ki, neden bağırmayayım? Benim, o...

0

Korku

Müthiş bir siren sesiyle sarsıldı. Arabadaydı. Hastaneye yetiştiriyorlardı. Sol kolu tamamen uyuşmuştu. Göğsünün tam orta noktasında, aşağı doğru inen geniş kravat gibi bir uzantı, yangın yerine dönmüştü. Acıdan kıvranıyor, nefes alamıyordu. Son bir gayretle...

0

Kırmızı Elbiseli Kız

Hızlı hızlı yürüyorum. Biraz ürkek, hafif telaşlı… Çocuksu bir heyecanla kuaföre gitmişim, saçlar yapılı. İstanbul’da bir kış günü… Hava soğuk, gökyüzü gri… Yağmur ha yağdı, ha yağacak. Aman yağmasın diye dualar içindeyim. Yaptırdık saçları...