Vuslat
“gözlerin güneş olmuşsa gönlüme içimde tomurcuklanmışsa sevdan ırmaklar çağlıyorsa mutluluktan kokun kalmışsa avuçlarımda varsın geç gelsin bahar varsın beklesin vuslat bahara kadar” Vuslat… Ne çok hasret kokan...
Kırk Yıl
Neredeyse kırk yıl oldu görüşmeyeli. Güya birbirimize ahretlik olmuştuk. Kader beni uzaklara savurdu. Doğduğum toprakları unutturdu. Zaman anlaşılmaz bir şey. Ne yaşadığını, ne geleceği fark edemiyorsun. Dünya gailesi seni...
Aşktan Bahsetmenin Vakti Geldi
Hikâyenin sonunu ikisi de bilmiyordu ama tek bir kelime ile anlat deselerdi bana vuslat koyardım ismini. Ne yaşayacaklarından habersiz iki genç… Gençlik bu ya, dans ediyorlardı Beyoğlu’nda bir barda. Dudakları yıllarca...
Bir Varmış Bir Yokmuş: Kolyenin Sırrı
Karşılıklı oturduğumuz sedirde, anneannem bana ördüğü şalın ilmeklerini özenle atarken, ben de sobanın üzerinde kaynayan çilek reçelinin kokusunu doya doya içime çekiyordum. Odunların ritmik çıtırtısı, çocukluğumun o şeker...
Altın Portakal
Her şey o cumartesi sabahı gittiğim bit pazarında başladı. Uzun bir suredir İstanbul’un bit pazarlarını ziyaret etmek hobim olmuştu. Yaşım ilerledikçe bu alışkanlık vazgeçilmezim oldu. Ölümden sonra neler yaşandığının...
Buluşma
Hava ağır. Bir filmin kareleri gibi, silik, bulanık, belirsiz. Kareler tren vagonları gibi hızla geçiyor, izlemesi olanaksız ama geçtiklerini biliyorum. Arkalarından bakıyorum. Boş rayların yansımaları var, üzerlerinden uçarak...
Taciser
Ada vapuru yandan çarklı, Bayraklar donanmış cafcaflı. Simitçi, gazozcu, kahveci… “Ooo, Taciser Hanım, pek keyiflisiniz maşallah; ne güzel! Şarkınız ta uzaklardan doluyor kulaklara.” “Aa, merhaba Tahsin Beycim; nasılsınız?”...
Karlar Prensesi
Gasilhanenin önünde toplanan kalabalık iki gruba ayrılmıştı. Kasabalıdan oluşan çoğunluk Müslüman mezarlığında hemfikirken, hocanın başını çektiği diğer grup Hristiyan mezarlığı diye diretiyordu. Hoca elinden sarkıttığı...
İkilem
“Canım kızım ne kadar yakıştı gelinlik sana!” Sakın narsist falan olduğumu düşünmeyin, aynaya baktığımda düğün için yaratılan beni ben de beğendim ve anneme hak vermek durumunda kaldım. Onca hazırlık koşturma da bu sonuca...
Yabancı
Kiltablet Mart ayı konumuz “yabancı”, hepimize farklı çağrışımlar yapacak bir kavram. Genellikle tanımadığımız, uzak ya da farklı olan birini veya bir şeyi ifade eder. Günlük hayatta girdiğimiz birçok ortamda hem yabancı...
Yabancı ve Gitar
Bodrum’un dar yokuşlarından çıkıyorum. Aklımda balıkçının dizeleri. Yokuş başına geldiğinde Bodrum’u göreceksin, Sanma ki sen Geldiğin gibi gideceksin Eski cumbalı evlerin gölgelerine sığınarak ilerliyorum. Güneş yakıyor....
Fark Etmez
Tema, “yabancı” olunca Albert Camus’un kült romanını raftan çıkarıp yeniden okudum. Çoğu edebiyatseverin okuduğunu varsaydığım ancak okunduysa bile, yeniden gözden geçirilmesinde, yaşadığımız dönem dinamiklerinin...
Yabancı
Soğuktu, yağmur yağıyordu… Buğulanmış camlara incecik parmaklarıyla resimler çiziyordu. Tek katlı ev, anne, baba, ortada küçük bir kız… Sevdiklerinin ellerinden tutmuş, önünde uzayıp giden ipince yol. Bir süre yaptığı resme...
O Nereye Gitti
Kış akşamlarının erken çöken karanlığında; yağmur, sokak lambasının ışığında gümüş ipler gibi süzülüyordu. Yorgun günün ardından bir an önce eve ulaşma isteğinin telaşı, araçların sileceklerindeki mekanik ses, çalınan...
Bu Bir Kartpostal Hikayesidir
Bir zamanlar kırtasiyelerde, dolmuş ve otobüs durakları önlerinde açılan sergilerde bulunurlardı. Bayramlarda, yeni yıl öncesinde iyilik haberleri Ankara’dan Mersin’e Kırklareli’nden Urfa’ya böyle giderdi. Telli pullular, kardan...
İki Emanetçi
Hayatımın en anlamlı hediyesini sen verdin! İlkokul diplomamı gördüğünde anlımdan öptün- hep anlımdan öperdin. ‘Üniversite diplomanı görmek de kısmet olsun’ dedin. ‘Mezuniyet hediyesi olarak seni İstanbul’a götüreceğim....
Göçmüş Herifler Bahçesi
“Kalk kız ne bakıyon öyle melül melül yapışmış cama. On saattir kapı vuruyom. Duymuyon mu? Hadi kalk, oturma, toparlan! Gidiyoruz hemen! Göçme vakti geldi çattı! Sirkeci bekler bizi… Bak elimde ne var? Görüyo musun? Ha-ha-ha!...
Epilog
Kitaplarda okumuş, dudak büküp geçmiştim. Bir tek sözün bu kadar deprem yaratacağını beklemiyordum. Temeli sağlam sandığım bir ilişki demek bu kadar kolay yıkılabiliyordu. Oysa kocaman bir yürek taşıyordum. Birkaç dakika...
Büyük Arkana
Bir mum yaktım. Sandalyeyi yaklaştırdım, Tarot kartlarımı çıkardım, karıştırdım, masaya yaydım. Bilinmeyenin ardında, gizlerin peşinde, kendi gizimin peşinde, kendimle yolculukta, iyi kötünün dengesinde farklı bir dünyaya...
Sır
SIR’ın Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre iki anlamı var; 1) Kimseye söylenmemesi, gizli tutulması gereken şey, giz. 2) İnsan aklının yeterince açıklık getiremediği şey. Hayatımızın başlangıcından itibaren sırlarla iç içeyiz....
Sırların Peşinde
Jonathan Safran Foer’in Aşırı Gürültülü ve inanılmaz Yakın romanıyla Oscar adlı küçük bir çocuğun sırlarla dolu, hüzünlü, maceralı, depresif yaşamına tanıklık etmeyi bitirdikten sonra doğrusunu isterseniz bir müddet kendime...
Üçüncü Sır
O sabah lavaboda hiç beklemediğin bir durumla karşılaştım. Ciddi bir kanama. Sabah yürüyüşünü yapmak üzere hazırlanıyordum. Eşinden yeni ayrılmış, orta okuldan arkadaşım sundurmada kahvaltı için salata yapıyordu. Adı Metin ama...
Döngü Başladı
Galip’i kurşun grisi bir hava karşıladı. Pas içindeki bahçe kapısı, taş duvarlarıyla heybetli ama harap görünen konağı gerçek dünyadan ayırmak istercesine dimdik ayakta duruyordu. Yılların birikmiş yükünü hâlâ taşımaktan...
Duruşma
Ne yapacağını, nasıl duracağını bilemez bir halde dikiliyordu hâkim karşında. Karısı evi terk edip gittiğinden bu yana zayıfladığını söylüyorlardı ama göbeğinin hacmi hiç eksilmemiş olmalı ki ellerini önünde kavuşturamıyor,...
Aşk Öyküleri
O sabah et, baharat ve kesif soğan kokan merdivenleri çıkıp ikinci katta bulunan hangar gibi işyerime girdim. Kokulara bakılırsa, öğle yemeğinde yine patatesli köfte vardı. Girişe yakın altı kişilik yuvarlak masamızda boş...
Küçük Sır
Çocuklara yazdırdığım sır temalı kompozisyon ödevleri karşımda. Kağıtlar bana bakıyor, ben kağıtlara. Odaklanıp okuyamıyorum. Kendi hikayemin içine çekip götürüyor konu beni ısrarla. Hatırlamak istemiyorum, olmuyor. Masada duran...
Nadide’nin Sırrı
Sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. Buz kesen gecenin soğuğu, adeta odaya yayılmıştı. Kalın hırkasını omuzlarına alarak mutfağa geçse de yüreğindeki titreme geçmek bilmiyordu. Ocağa çayı koyduktan sonra çocukların odasına gitti....
Her Derde Deva!
Gardırobun kapağını öyle bir hışımla itmişti ki kenara çarptığında sabahın köründe güümm diye çıkan sesten kendi bile irkildi. “Yavaş kızım yavaş! İntikam soğuk yenen bir yemektir,” dese de askılarda dolaşan elleri ne yaptığını...
Sen de mi Brütüs?
İhanet çok yüzlü bir bıçak gibidir. Her kenarı ruhumuzda ayrı izler bırakır. Aşkta, iş ortamında, aile içinde ihanete uğrayabiliriz. Aldatan kişiye göre açılan yaranın derinliği değişebilir. Bıçakla açılan bir yara er ya da geç...
Geçmişin İzdüşümü: Günden Kalanlar
Temamız ihanet olunca beni çok etkileyen romanlardan birini kitap tanıtımı köşemize taşımak istedim: Günden Kalanlar. Orijinal adı The Remains of the Day olan 1989 tarihli roman aynı yıl Man Booker Ödülü’nü almış. Nobel ödülü...
