Kil - Tab - Let -

0

Kaldırım Ressamı

Nezir Suyugül Şehirdeki herkes ona hayrandı. Kaldırımlara çizip boyadığı resimler adeta birer sanat eseriydi. Oldukça yağışlı geçen bu beldede kullandığı boyalar ilk yağmurda silinip giderdi. Yağmur yağmadan önce rast gelirsen resmini çekebilirdin. Ressam çalışırken...

0

Günetapan

Meltem Uzunkaya Marmara iç denizine bakan, Trakya bölgesindeki bahçeli evime onu çağırdığımda böyle olacağını nereden bilirdim. Yardım etmek istemiştim. Bazen böyle olmaz mı olayların gelişimi? Birine yardım etmek isterken onun dengelerini daha çok bozarsınız....

2

Göz Hapsi…

Canan Kuzuloğlu – Tak, tak, tak!!! – Herkes ayağa kalksın, karar açıklanacak!  – Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’nın Mahkememize vermiş olduğu yetkiye dayanarak, tutuklu Hasan Gözeten, Türk Ceza Kanununun …… maddesi, …… bendi uyarınca, eski...

0

Ateş

Nurdan Atay “Bu resimdeki kütle şekil ve rengin arasında yarattığınız denge ve sadece kırmızının tonlarını kullanmanız çok akıllıca. Ateşin yakıcılığını, içinde eriyip gitmeyi, vazgeçilmez çekiciliğini severim. Bunu beğendim, alacağım” dedi Gürbüz Bey yanındaki genç...

0

Hayat Kısa, Sanat Uzun

Elvan Arpacık Sanatı nasıl tanımlayabiliriz? Bu sorunun yanıtını vermek kolay değil. August Renoir’ın yaklaşımı tam da bu saptamayı doğrular nitelikte: “Sanat yapıtının iki önemli özelliği vardır; birincisi tanımlanamaz, ikincisi taklit edilemez.”  Sanat eserine akılla...

0

Kısmet

Nasıldı sıralama baba? Birinci kadeh sağlık, ikincisi aşk ve zevk, üçüncüsü uyku, dördüncüsü kızgınlık ve duygu karmaşası mıydı? Bana Dionysos’u anlattığın o gece, hani senin babam… Bu gece kadehleri değil şişeleri sayıyorum ben, yok...

0

Uğurlu Perşembe

Gizlendiğimiz yerde, sesler duyduk Serçedere’nin oradan. Seslerin geldiği yöne bakmak için ayağa kalkmak isterken Corç beni durdurdu “sus” işareti yaparak. Çalıların arkasından konuşanları çok iyi göremiyorduk. Arkası bize dönük bir genç kız, oğlanın önündeydi....

0

Sarmaşık

Cama hafifçe vurulduğunda evde yalnızdım. Korkudan gözlerimi açamıyordum. Hava henüz aydınlanmamıştı bile. Eylülün tam ortası, bağ bozumu zamanıydı. Bizim buralarda kutsal sayıldığından ben de balkona bir sepet üzüm bırakmıştım. Benimki, bizim bağı kumarda kaybedeli...