Soğuk
TDK’nun sözlüğünde çoğu sıfat ve sıfat mecaz olarak tanımlanan yedi değişik anlamı olan kelimedir SOĞUK. En çok kullanıldığı alan ısıyla ilgilidir ve sıcak karşıtıdır. Diğer yaygın kullanımı ise duygudan ve sevgiden...
Soğuk Deri
“Nefret ettiğimiz insanlardan sonsuza dek uzak kalamayız” cümlesiyle başlayan Albert Sanchez Pinol’un Soğuk Deri adlı kitabı, Enrique Vila-Matas’ın dediği gibi; okuyup bitirdikten sonra bile peşimi bırakmadı. İlk...
Soğuk Nevale
Aramızda ona kısaca “pro” derdik. Profesyonel, çok uzundu çünkü. O kadar belirgin özellikleri vardı ki, alt alta sıralayabilirim. Orta boylu, yüzücü sanısı uyandıran geniş omuzlu, uzun bacaklı [leylek lakabını...
Ara Soğuk(*)
Sayın Vecdi Bilir Beyefendi, Hakkımdaki talihsiz makaleyi, bunu nasıl bir halet-i ruhiye içinde yazdı acaba diye düşünerek, dehşet içinde okudum. Anlaşılan sizin soğuk-sıcak...
Bekleyiş
Susturamadı kafasındaki huysuz ihtiyarın dırdırını. Tüm özel günlerde olduğu gibi aksiliği üstündeydi yine ihtiyarın. “Ömrünü verdin, gençliğini verdin, gücünü kuvvetini verdin, büyütüp boya başa çattırdın da ne...
İki Damla Gözyaşı
Kar yağıyor. Birazdan yine bu sokaktan geçecek. Ayağımdaki pijamayı çıkarmadan üzerime kalın bir hırka giyiyorum. Çoraplarım yatağın altında birbirinden uzakta dün akşam çıkardığım yerde bekliyor. Annem dokunmamış. Odama...
Kütüphane Piri ve Meleği
“Merhaba! Kerim Abi nerde?” “Yok!” “Ne zaman gelir?” “Tayini çıktı!” “Tayini mi? Hay Allah! Nereye?” İki eli iki yana açık, nerden bileyim modunda, omuz silkip dudak büküyor konuşma özürlü suratsız! Tam bir kütüphaneci… Ah...
Nesrin
Çatılardan sarkan buz sarkıtlarını gizlice uçlarından kopararak yerken mutlu olduğumuz o sarkıtlar gerçekten mutluluk verir mi, sonsuz mutluluğu? “ Yenge, merhaba, hasta mısın?” “ Kızınızı geri getirdiysen boşuna,...
Soğuk Nevale
İş yerindekilerin son zamanlardaki tavırları neydi öyle? Koridorda yanlarından geçerken sesler kısılıyor, bakışlar benden kaçırılıyordu. En sonunda bir gün yüksek sesle “Soğuk nevale…” dediklerini duydum. Kime diyorlardı?...
Soğuk ve Karfos
Şiddet her zaman bağırmaz. Bazı kez sessizlikte yaşar. Soğuk Uzun yıllardır hükmediyorum bu şehirde. Başlangıçta yalnızca esintiydim. Sonra duvarlara işledim. Oradan taşa, betona. Ardından dile, bakışlara. İnsandaki...
Son
Yaşlanmıştım. Bunu ilk fark ettiğimde yıldızlar hâlâ yanıyordu ama ışıkları eskisi gibi cesur değildi. Bir zamanlar içimde doğan her şey aceleciydi. Madde sabırsız, enerji taşkındı. Şimdi ise her şey daha ağır, daha temkinliydi....
Yalancı Bahar
1888 yılının Mart ayının 10’unda New York’ta, duvarında “iyi ol ya da git” yazan bir bardaydı. Barmen James, elindeki bezle sildiği tezgâhı parlatırken, müşteriler yavaş hareketleri ve neredeyse sessiz yaptıkları...
Sınırların Dansı; Bitiş ve Başlangıç Arasında
Hayata gözlerimizi açarken sınırların ve sınırlarımızın belli olduğu bir dünyayla karşılaşırız. Doğduğumuz ülke, ailemiz, çevremiz, sağlık durumumuz, yeteneklerimiz…Bütün bunlar yaşayacağımız hayatın çerçevesini çizer,...
İnsanlığın Sınırı
Sınır deyince aklımıza ilk iki ülkenin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut geliyor değil mi? 13 Ağustos 1961 gecesinde Berlin’in ortasına yapılan duvar da 2. Dünya Savaşı’nı kaybeden Almanya’yı Batı ve Doğu diye...
Çığlık
‘Action Movies’ severim. Özellikle kadına, çocuğa şiddet uygulayan erkeklerin kadınlara yenilenlerini! Baba memleketi, ilk ziyaretim. Uzun yıllardır sürmekte olan küskünlükler, birbirlerinin çocuklarını görerek hasret giderme...
Geçilemeyen
Kafama koymuştum. Bu ülkeden ayrılmak, her geçen gün daha mantıklı geliyordu. Bilgisayarımı açtım, haritalara baktım. Ekrandaki çizgiler netti ama duygularım karma karışıktı. Pencereden görünen karanlıkta bulutlar ayı örtüyor,...
Mavi ve Sarı Elmira Çiçekleri
İki köyün arasına çekilmiş uzun duvarın kavgası sürmeye devam ediyordu. Yukarı köyün gençleri otuz yıl önceki davanın artık bitmesi, duvarın yıkılması gerektiğini bağırarak anlatıyordu köy heyetine. Yıkmak için gece baskın...
Paramparça
“Ben o sınırları aşar, yeniden fethederim kızımın kalbini” demişsiniz halama. Başından söyleyeyim, mektubum sizi umutlandırmasın Mesude Hanım. Neye güvenerek ve nasıl da büyük konuşmuşsunuz? Doğurmuş olmanız, her...
Sınır mı Dediniz?
Aklınıza şaşarım. Dört duvar arasında sessiz kalacağımı bekliyordunuz değil mi? Avucunuzu yalarsınız. Beni susturacak yiğit anasından doğmadı. Fikirlerimi yayacak arkadaşlarım var. Siz onları görüyor, biliyor ve tanıyorsunuz....
Sınır
Sınırın tam olarak nerede başladığını kimse bilmiyordu. Haritalarda çizgi netti. İnce, kırmızı bir hat. Ama arazide o çizgi, toprağın rengine, taşın dizilişine, rüzgârın yönüne göre yer değiştiriyor gibiydi. Sanki sınır,...
Tripod
Bugün canım daha az yanıyor. Müdahaleden çıktıktan sonraki ağrılarım geliyor da aklıma… Off Off…Tanıdık bir yüz de yok etrafımda. Her tarafta ağlamalar, inlemeler. Şu yarama pansuman yapan şirin kız da olmasa...
Yok Sana!!!
“Çalımına sıçim, ib..!” Söyleniyordu çırak, elinde süpürge faraş, kaskından sarkanlar bile havalı, rengarenk, taze afro saçlarıyla gaza basıp uzaklaşan motorun ardından… “O kadar uğraştık, adam bir bahşiş atar, di mi?...
Şüphe Bir Tahtakurusudur
Tahtakurularını bilir misiniz? Genellikle mobilyalarda ve yatak odasının gizli bölümlerinde, insanların kendilerini göremeyeceği yerlerde yaşarlar. Gözle görüp öldüremezsiniz. Bir bakarsınız mobilyanızda bir delik...
Beyaz Şüphe
Kar sabahın ilk ışıklarından beri yağmaktaydı. Gökyüzü griydi ama kar taneleri parlıyordu; bulutlar, göğe asılmış kandiller gibiydi. Dağın yamacında, ormanın ucunda, taş duvarlarının arasında sessizce duran ev, Halil’in...
Bir Kurtulsam
Canım kızım merhaba; Doktora çalışman umarım iyi gidiyordur. Roma’da sanat tarihi okuman beni öyle mutlu ediyor ki… İçimi dökecek ve hatta akıl danışacak kadar büyüdüğün için şükran...
Doubt
Bugün kimseyle konuşmak gelmiyor içimden. Yataktan bile çıkmak istemezdim, fakat gürültüler… Dışarıdan içeri dolan serin hava ve sokağın sesi… İnsanlar, arabalar falan filan. Çok insan var. Yatakta kalsaydım...
Gloomspire
Karanlıkta gizlenmiş bir şehirdi Gloomspire. Kuzeyin sisli ve rüzgârlı coğrafyasında, haritalarda çoğu zaman görünmez gibi duran şehir, sivri gotik kuleleriyle gökyüzünü delerek yükselirdi. Çatlak taşların arasında...
Gördüklerim Gerçek miydi?
Metroya Hacı Osman durağından biniyorum. En azından iki saatimi yiyecek Maslak trafiğinden kurtulmak ve Kıbrıs’tan gelen arkadaşımla Taksim’de buluşup bir akşam yemeği yemek amacıyla düşüyorum yollara. İlk duraktan...
Hacı
Seksen yaşına gelmiş bir hacı olarak, bu satırları titreyen ellerimle yazarken içimi kemiren bir şey var; öyle bir kemirme ki, hani yıllar boyu diş ağrısını erteleyen bir köylünün en sonunda gecenin bir vakti, uyuyamadığı...
Kurt’lu Kiraz
Ozan geleli bir haftayı geçmiş, içli dışlı oluvermişti, mahkûmlarla. Talihsiz kaderlerinin müebbedinde mahpus değil miydi, hepsi? Ta ki bitene dek, çekilecekti bu çile, kâh volta atarak, kâh tekerlek çevirerek. Taşınması ağır...